Yeni Sayfa 2
| |
| |
OSMANLILARDAN ÖNCE GÖYNÜK
Anadolu`ya ilk yerleşenlerin "Proto-Hitit"ler olduğu kabul
edilmektedir. Proto-Hititler, tahminen M.Ö. 5000 yıllarından itibaren
Orta Anadolu`ya gelmeye başlamışlardı. Anadolu`nun bu ilk ahalisinin "Turanî"
oldukları yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.
M.Ö. 2000 yıllarında gelen "Ariler" ve "Hititler" Anadolu`nun ilk
ahalisi ile karışarak ilk Anadolu tipini meydana getirmişlerdir.
Hititler Devlet Yönetiminde özgür beylikler (Etiler) kurdukları için,
genellikle Anadolu halkına Etiler de denir.
M.Ö. 1200 yıllarında Balkanlardan Anadolu`ya "Trag-Frik" akını olmuş,
Frigler Hititlerin devletini yıkmıştır. Hititlerin yıkılmasından sonra
Anadolu`nun kuzey batısında (Eskişehir-Kütahya-Afyon civarlarında)
Frigya Devleti kurulmuştur. (M.Ö. 1200-620). Frigler doğuya doğru
ilerlerken Bitinya`yı almışlardır. ( Sakarya nehri, Bartın çayı
arasında kalan Bolu ve civarına Bitinya denilmektedir.
Friglere ait en eski yazılı belge 1966 yılında Göynük`ün Soğukçam (Germenos)
köyünde bulunmuştur. Soğukçam köyünün ve türbeönü kayasının bulunduğu
çevre esas kısmıyla Asar Tepe`de bulunan bir Frig yerleşim yerini
belirler. Burası Frigya`nın kuzey sınırı bölgesinde, kuzeyden gelecek
tehlikeyi önleyecek bir kale mahiyetindedir.
Bölge Bitinya ile Frigya arasında bir geçiş sahası teşkil etmekte
olup, daha sonraki çağda da her iki bölge özelliklerini gösteren
eserlere rastlanmakta olup, burada iki bölge karakteristiği birbirine
karışmaktadır. |
|
|
 |
| |
Friglerden sonra üstünlük
"Lidya"ya geçince "Bitinya ve Bitinya şehirleri" de Lidya`ya bağlandı (M.Ö.
620). Lidya Devleti M.Ö. 546 yılında İranlılarla yapılan savaşın sonunda
yıkılınca hakimiyet Perslerin eline geçti. İran idaresi Anadolu`da 213 yıl
sürmüştür. Makedonyalı İskenderin Asya seferi ile Anadolu`daki Pers
hakimiyeti sona ermiştir.
M.Ö. 279 ve M.Ö. 74 yılları arasında Bitinya Krallığı hüküm sürmüştür. M.Ö.
188 senesinden sonra Anadolu Romalıların eline geçmişti. Romalılar
Anadolu`da dolaylı (endirek) bir hegemonya kurdular. M.Ö. 74 yılında
Bitinya Krallığı miras olarak Romalılara geçti.
Göynük`te Himmetoğlu köyü hudutlarında Çatak Hamamı diye bilinen şu anda
dahi hamam olarak kullanılabilen Romalılara ait hamam kalıntıları
mevcuttur.
Sakarya`dan geçerek bir üçgen şekli gösteren "Roma Askeri" yolu Dadastan`dan
geçerdi ki, Dadastan`ın bu günkü Göynük şehri olması muhtemeldir.
Göynük`ün en eski adı "Koinon Gallicanan"dır, diyenlerde vardır.
M.S. 395`te Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldığı zaman Bitinya Doğu Roma`nın
yani Bizansın hissesine düşmüştür.
Bizanslılar döneminde Anadolu arazisi Thema denen bir takım bölgelere
ayrılmıştı. Bitinya`da ortaya çıkan Themalar; Opsikion, Optimatum ve
Bukellarion olup, hepsi askeri karakter taşıyordu. Selçukluların tarih
sahnesine çıkmasıyla Bizanslılar kale yapımına önem verdiler. Türk baskısı
arttıkça Dadastana kalesini de diğer kaleleri gibi uyanık tuttukları
kaydedilmektedir. |
| |
|
 |
| |
1200 yılların sonlarına doğru
Bizans yönetimi iç mücadelelerle iyice zayıflamış, imparatorların hiçbir
kuvvet ve nüfuzu kalmamıştı. Kent ve kasabalar Tekfur denilen yarı
bağımsız derebeylerin eline geçmişti. Göynük ilçesinde Bizanslılar
dönemine dönemine ait kalıntılara Susuz, Kilciler, Boyacılar, Kayabaşı,
Narzanlar köyleri gibi bir çok köyde rastlanmakatadır.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra 4-5 yıl gibi kısa bir zamanda bütün
Anadolu gibi Bolu bölgesini de Bizanslıların elinden alan Kutalmışoğlu
Süleyman Bey olmuştur. Anadolu bir asır kadar beylikler halinde idare
edilmişti. Anadolu Selçuklu Devletini oluşturan 19 beylikten biri olan
İznik Beyliği Bitinya`yı da içine alıyordu.
Ancak 1096`da haçlı seferlerinin başlamasıyla uzun yıllar Türk-Bizans
savaşları yaşandı. Her iki tarafın uç kuvvetleri arasında ileri geri
taşmalar olduysa da genellikle Denizli-Kütahya-Eskişehir-Bolu dolayları
her iki taraf için sınır oldu. 1243 Kösedağ savaşından sonra Moğollar
Anadolu`ya hakim oldular, Selçuklulara bağlı uç beyleri de İlhanilere
vergi vermek suretiyle kendi varlıklarının devamını sağlamaya çalıştılar.
Bu beyliklerden biri de Göynük beyliğidir. Bazı kaynaklarda Umurbey
beyliği diye de geçmektedir. (Göynük ilçesine bağlı Umurlar köyü
mevcuttur.) Kaynaklar Göynük Emiri Cakü beyin emrinde üç bin atlı olduğunu
kaydetmekte sonraki yıllarda Umurbey diye kayıtlara rastlanmaktadır. Ancak
bazı kalelerinde tekfurlar elinde olduğu rivayet edilir.
Gazi süleyman pasa hamamı ömersikkin türbesi pembe köşk
Göynük`te ilk Osmanlı akınları 1292 de görüldü. Ertuğrul`un yakın dostu
Samsa Çavuş ve Sülemiş Mudurnu yaylasında Hıristiyan Müslüman
yakınlaşmasını sağlamıştı. Köse Mihal`in yol göstericiliği ile Sakarya
suyunu geçen Osman Gazi, Samsa Çavuş`la buluştu. Göynük, Taraklı ve
Mudurnu kalelerini içine alan hücumda büyük başarı sağlandı.
Nihayet Osman Gazi`nin son dönemlerinde 1323 yılında Göynük ve civarı
fethedilerek Osmanlı toprağı olmuştur.
Ohan Gazi devrinde 1333 yılında Geyve, Göynük, Mudurnu üzerinden Bolu`ya
gelen İbn-i Batuta, bu havaliyi yalnız Türkmenlerle meskûn görmekle
kalkmıyor. Aynı zamanda hemen uğradığı şehir ve kasabada "Ahi"
zaviyelerinde konakladığını belirtiyor.
Muhtemelen bir otorite boşluğundan sonra 1330 lu yıllarda Orhan Gazi`nin
oğlu Gazi Süleyman Paşa Taraklı, Mudurnu, Göynük civarına gelmiş ve
hakimiyeti yeniden tesis etmiştir. Aşıkpaşazade`nin ifadesiyle;
"Süleyman Paşa dahi o kadar adalet gösterdi ki, bütün o memleketlerin
halkı derler ki, Ne olur? Eski zamanlardan beri bunlar bize beğ olaydılar!
Çok köyler bu Türk kavmini gördüler. Müslüman oldular. O memlekette ne
kadar mülkler vardır ki hepsi Süleyman Paşa`nın verdiği kadar üzerine
durur".
Göynük`te Gazi Süleyman Paşa`nın yaptırdığı Camii ve Hamam halen mevcut
olup, hizmet vermektedir.
Evliya Çelebi`de Göynük`e yaptığı seyahatte "8 mahallesi 2000 kadar evi
vardır, ahalisi tamamen Türk`tür. 20 Sıbyan mektebi varsa da medrese
yoktur" demektedir. Ayrıca Gazi Süleyman Paşa tarafından Camii ve Hamamın
yapılışını hikaye etmektedir.
İdare bakımından Osmanlı döneminde Bolu 6 devir geçirmiştir. Bu devirler
ve Göynük`ün bu devirlerdeki durumuna bakmak yararlı olacaktır.
|
İLK MUTASARRIFLIK DEVRİ
(1324-1692)
Bolu, Sancak Beyliği şeklinde Anadolu Eyaletine bağlıydı. Anadolu Eyaleti
başşehri Kütahya idi. Göynük Bolu sancağına bağlı bir kazadır. Evliya
Çelebi`nin anlatımıyla;
"Bolu sancağı hâkinde olup yüz elli akçelik kazadır. Kethude yeri ve
kethüda Serdarı vardır".
VOYVODALIK DEVRİ (1692-1811)
Bolu Sancaklıktan Voyvodalığa (Voyvoda=Beylerbeyi veya mutasarrıfların
kazaya gönderdikleri memur) indirildi. 119 yıl Voyvodalıkla idare edildi.
İKİNCİ MUTASARRIFLIK DEVRİ (1811-1864)
Voyvodalık 2. Mahmut`un emri ile kalkınca (1811) yerine Bolu Sancağı ile
Viranşehir Sancağı birleştirilerek, Mutasarrıflık kurulmuş ve Kastamonu
Eyaletine bağlanmıştır. Bolu Livası (Sancağı) içindeki 19 kazadan biri
Göynük, namı diğer Torbalıdır. (1857 Salnamesine göre).
Bu dönemde Göynük`te Selman (Süleyman) Ağa derebeyliği yapmıştır. Bu
dönemdeki derebeyleri halka çok zulüm yapıyordu. Bolu Mutasarrıflarına
kıymetli hediyeler vermek suretiyle ihtiyatkarane hareket eden Göynüklü
Selman ağa ise (diğerlerine göre) yumuşak davranıyordu. Mamafih ara sıra
muhteşem konağının karşısındaki "kanlı cevize" adam astırırdı. Göynük`ün
Narzanlar köyünde namına iki çeşme yaptırmıştır.
ÜÇÜNCÜ MUTASARRIFLIK DEVRİ (1864-1908)
1864 Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi ile eski eyalet sistemi yerine "Vilayet"
sistemi kabul edildi. Kastamonu Vilayeti Bolu Sancağının kazalarından biri
Göynük (Torbalı)dır. 1866 yıl Kastamonu Vilayet Salnamesinde Bolu Sancağı
kaza sayısı 17, 1868 yılı Salnamesinde 31 iken, 1869 yılı salnamesi kaza
sayısını beşe (Bolu, Ereğli, Bartın, Gerede, Göynük) indirmiş, bu 1873
yılı salnamesine kadar devam etmiştir. 1874 ve 1875 yılı salnamelerinde
kaza sayısı 6 iken, 1876 ve 1877 yılı salnameleri kaza sayısını 5 olarak
telaffuz etmektedir.
Bu dönemde Göynük kaza olmayı devamlı olarak sürdürmüş olup,
Düzce-Akçakoca birleşik nahiyesi olarak Konrapa 5 yıl kadar Göynük
kazasına bağlı kalmış, yine Mudurnu ve Mihalgazi nahiye olarak yaklaşık
olarak 15 yıl kadar Göynük kazasına bağlı olmuşlardır.
1871 Kastamonu Salnamesinin 85. sayfasında Göynük`ün nüfusu 26.108 dir.
1877 yılı salnamesinde 6 kazanın beşinde rüştiye mektebi bulunduğu yazılı
olup, Göynük Rüştiye Mektebinin 35 öğrencisi olduğu belirtilmektedir.
1889-1890 yıllarında Göynük Kaymakamı Kâmi Efendi tarafından şimdi
kullanılan Hükümet Konağı yaptırılmıştır. (Kapı kitabesinden
öğrenilmektedir.)
Vital Cuinet`ye göre göre 2. Abdülhamit devrinde Göynük ilçesinin köy
sayısı 119, nüfusu18.575`dir.
DÖRDÜNCÜ MUTASARRIFLIK DEVRİ (1908-1923)
1908`DE Bolu Mutasarrıflığı müstakil hale gelmiştir. 1916 Bolu İl
Yıllığında Bolu`nun kazaları Devrek, Düzce, Gerede, Göynük, Mudurnu ve
Zonguldak`tır. Göynük Kaymakamı Mustafa Hulusi, nüfusu 18879`dur.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE GÖYNÜK
10 Ekim 1923`de Bolu Mutasarrıflık dönemini kapattı, Vilayet oldu, Bolu
Vilayetinin kazaları Düzce Gerede, Mudurnu ve Göynük`tür . Cumhuriyet
döneminde , 1923`ten 1977 yılına kadar göynük`te 46 kaymakam görev
yapmıştır.
Göynük Milli Mücadeleye büyük destek vermiş olup, bu desteğini
anıtlaştırmıştır. 1922 yılında Kaymakam Hurşit Beyin önderliğinde Sakarya
Zaferinin anısına İlçeye hakim bir tepeye Zafer Kulesi yapılmıştır. Bu
kule onarımlardan geçmiş, saat kulesi olarak kullanılmış olup, hala ilçeye
nostaljik ve büyüleyici bir güzellik sunmaktadır. |
| |
| |
|